"Tamam bu sefer gizemi çözdüm ama daha çok erken henüz kitabın sonuna gelmedim. Hadi canım! Sorumun cevabı bu da değilmiş demek ki. Yok yok bu sefer oldu. Benim gibi çok fazla polisiye ve dedektiflik romanları okuyan birisi tabii ki bunu hemen çözebilirdi. Yine mi olmadı."Diye diye kitabın sonuna geldimmm.
Başlarda çok sade ve sakin giderken Sonlara doğru birden hareketlenme ve kafamda bir sürü cevapsız deli sorular.Tam Olayı çözdüm kitap böyle bitecek demek ki derken yeni sorular yeni cevaplar. Çok mu beğendin derseniz evet çok beğendim.
Tabi renkler ve zevkler de tartışılmaz. Şu da bir gerçek ki okurken beni alıp içine çekti. Buna ters köşede denmez farklı bir olay örgüsü farklı bir sonuç.
👇Kitap Özeti
Harry: Ailesi yıllar önce ölmüş resim yapmayı seven geçimini yaptığı tabloları satarak sağlayan aile bağlarına karşı soğuk bakan ama eşini ve oğlunu çok seven bir baba profili.
Robin: Aile bağları kuvvetli akraba arkadaş dost canlısı, kendi halinde, eşine ve evine bağlı (mı acaba?), oğlunu seven bir anne ve Harry'nin eşi.
Dillon: Anne ve babasının tek çocuğu ve 3 yaşında kaybolan kahramanımız.
Spencer:Harry'nin her şeyini paylaştığı yakın arkadaşı olmasına rağmen güvenilmez ve tehlikeli.
Garrick: Hiç alakası olmasa da(desemde asıl baş kahramanımız ne yazik ki) hikayemize sonradan giren yakışıklı, uzun boylu, kaslı, karizmatik sevecen biraz da çapkın karakterimiz.O gece bastığı her yer ayakların altından kayıp gidiyordu, toz bulutunun altında sanki istiflenmiş gibi evler dibe doğru çekiliyordu. Insanlar ne tarafa gittiklerini bilmeden koşuşturuyor Bu girdaptan nasıl sağ çıkabiliriz diye çığlıklar yükseliyordu.
Harry küçük oğlunun evde yalnız başına uyuduğunu düşününce çıldıracakmış gibi sokaklarda koşmaya başladı. Eve vardığında ise her şey bitmişti.
Aradan koca bir 5 yıl geçmis olsada, olayların üstü kapanmış gibi görünse de ve her şeye rağmen başka bir şehirde yeni bir hayat kurulmuş gibi hissedilse de Harry ve Robin için hala o gün acı bir tecrübe idi.
Robin yaşadığı şehirde kalabalık caddelerden evine doğru giderken öldüğünü düşündükleri ama hiçbir zaman cesedine ulaşamadıkları ve hep kafalarında bir soru işareti olarak kalan oğulları Dillon'u görür. Gördüğünün gerçekten Dillon'mu olduğuna emin olmadan Robin'e söylemek istemez ve bir dedektif gibi izleri sürmeye başlar.
Acaba hayat yalan dolanlarla nasıl bir aldatmaca üzerine kurulmuştu?
Gizem heyecan ihanet ve yalanlarla süslenen bir hayat.
Kitabın son bölümünde öyle bir hamle yapılmış ki tüm olaylar çözülmesine rağmen yeni bir olayın başlangıcı kafalarda soru işareti olarak kalıyor.
️O depremde neden Dillon'a ait bir kalıntı bulunamamıştı?
️ Robin her şeye rağmen bu kadar sessiz ve kayıtsız kalabiliyordu?
️Peki Dillon ve Tess aynı kisi miydi?
️Ölmeden önce Cozimo Harry'e söylemek istediği sözler neydi?
️Garrick hayatlarında nasıl bir yere sahipti ve gizemini koruyan bu adam ne saklıyor olabilirdi?
️Felix kimdi?Dillon'a neden bu kadar benziyordu?
️Hayatları nasıl bir aldatmaca üzerine kurulmuştu?👇Kitaptan Alıntılar
"Sürekli onu hatırlamak zorunda olmayacağım bir yere götür beni. Bir köşeyi döndüğümde hala onu görecekmişim gibi hissetmeyeceğim bir yere."
Bazı görüntüler ya da kokular insana unuttuğunu sandığı anıları hatırlatır."
"Yaşadıklarımızı ardımızda bıraktığımızı düşünüyordum, meğer onca zamandır yara içten içe kanıyormuş."
" ' Gitmeni istemiyorum' dedi. 'Biliyorum.'
'Ama gideceksin.' "
"Duygusal biri sayılmam ama o gün ben de iz bıraktı."
" O an kendimi yalnız ve hiçbir yere ait değilmiş gibi hissettim."
Kitap:Masum Uyku
Yazar:Karen Perry
Yayınevi:Okuyan Us
Sayfa:332
Çeviri:Bağış BilirYanıtlaYönlendir |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder